(Ajans Kafkas / Brüksel, 12.10.2006)
Büyük çoğunluğu tarihi anavatanları Kafkasya’dan 1864’te sürülen Adıgeler, Adıge soykırımının tanınması için Avrupa Parlamentosu’na başvurdu.
Rusya, Türkiye, İsrail, Ürdün, Amerika, Belçika, Kanada, Almanya ve Suriye’den Adıge dernekleri 11 Ekim'de Avrupa Parlamentosu Başkanı Joseph Borrel Fontelles'e gönderdikleri mektupta Rusya tarafından 18.-20.yy arasında gerçekleştirilen Adıge soykırımının tanınmasını istedi.
Çerkes Kongresi Başkan Yardımcısı Zaur Dzeukuaj’ın verdiği bilgilere göre, başvuru dilekçesini imzalayan 20 dernek arasında Adıge Çerkes Kongresi, Nafna
(Khabze), Adıge Khase, Karaçay-Çerkes Çerkes Kongresi ve Kabardey Kongresi de yer alıyor. Dilekçede büyük Kafkas sürgünü, asimilasyon politikaları ve diasporanın durumu hakkında genel bilgiler verilirken Adıgey Cumhuriyeti’nin statüsünün kaldırılarak Krasnodar Kray’a bağlanması çabaları gibi güncel sorunlara da dikkat çekildi.
Sivil toplum örgütleri başvuru dilekçesinde şunları kaydetti:
“Biz Adıgeler (Çerkesler) Kuzey Kafkasya'nın kadim halkıyız. Adetlerimiz
geleneklerimiz, törenlerimiz, dilimiz, hayat tarzımız binlerce yıldan beri,
bizim olan topraklarda gelişti. Geleneklerin canlılığı, halkımızın en parlak
özelliklerinden biridir. Halkımızın maddi ve manevi başarısı ise, Maykop ve
Dolmen kültürüdür. Kahramanlık efsaneleri Nartlar ise, uzun zamandan beri
dünya kültür mirası olarak kabul edilmektedir.
Adıge (Çerkes) halkı etnik oluşumunda, sık sık saldırı öğesi olmuş, kendi
özgürlük ve bağımsızlığını korumak için mücadele etmiştir. 18. yüzyılın ikinci
yarısında Rus İmparatorluğu'nun yayılmacı politikası, halkımız için etkileri
halen de devam eden ulusal bir trajedi olmuştur.
Yapılan askeri harekatlarla topraklar gasp edildi, yerli halkın geçim
kaynakları, tarla ve ekinler yok edildi, hayvanlar gasp edildi, bütün köyler
yakıldı. Kadın, çocuk, yaşlı demeden yerli halkta toplu katliamlar
gerçekleştirildi
19. yüzyılın ortalarında organize Adıge (Çerkes) direnişi kırıldı. 1862'den
sonra, köklü halkın büyük çapta zorunlu göçleri başladı. Karadeniz
kıyılarına kovulan binlerce kişi, soğuk, açlık ve bulaşıcı hastalıklardan
öldü. Rus-Kafkas savaşı sırasında resmi tarihçi kabul edilen Adolf Berge'in
(1828-1886) verilerine göre, 1 milyondan daha fazla Adıge’den (Çerkes) 400
bini savaşta öldü, 497 bini sürüldü, kendi tarihi vatanlarında ise yaklaşık
80 bin kişi kaldı. Fakat halkımızın talihsiz kaderi bununla bitmiyor.
Adıge göçmenlerin büyük bir bölümü Osmanlı İmparatorluğu topraklarına
dağıldı. Türk yönetiminin göçmen kabul etmek ve yerleştirmek için
hazırlıksız olması yüzünden göçmenlerin büyük bir bölümünde toplu ölümler
meydana geldi.
Birçok arşiv belgesinde, 18–19. yüzyılın arasında Rus Yönetimi tarafından Adıgelere
karşı gerçekleştirilen savaş hakkında sadece sıradan bir askeri harekâtı
olmadığı yönünde çıkarım yapılabilmesine imkân veren, yaşanan trajik
olayların yer aldığı bilgiler vardır. Rusya'nın hedefi sadece toprakları ele
geçirmek değil, bu köklü halkı kendi tarihi vatanından sürerek ya da
öldürerek koparmaktı. Aksi halde, Rus ordusunun Kuzey-Batı Kafkasya'ya karşı
gösterdiği insanlık dışı gaddarlığın nedenini açıklayabilmek mümkün
değildir.
Zorunlu göç süreci 1. Dünya Savaşı'na kadar devam etti.
Kendi vatanlarında kalan Adıge gruplar üzerinde Çarlık yönetimi, zorla
kültür asimilasyonu politikası uyguladı. Demokratik gelişme yolunda olduğunu
ilan eden şu andaki Rusya Federasyonu da, daha önceki Rus yönetimlerinin
uyguladığı aynı politikayı devam ettirmektedir. Son yıllarda Adıgey
Cumhuriyeti merkezindeki sessiz onayı sayesinde, bütün Rusya'da olduğu gibi,
ırkçılığı telkin eden kuruluşlar aktif olarak faaliyet gösteriyorlar.
Elbette bu kuruluşların hedefi, çoğunluk mekanizması prensibine dayanarak,
cumhuriyetin statüsünün değiştirilmesi konusunda referandum yapmaktır. Başka
bir deyişle, Rus-Kafkas savaşı sonucunda oluşturulan nüfus çokluğundan
faydalanmak istiyorlar.(Cumhuriyetteki Adıge nüfusun oranı yüzde 24.)
Bugün Rusya federasyonu'nun 4 Bölgesinde (Kabardey-Balkar Cumhuriyeti,
Adıgey Cumhuriyeti, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti ve Krasnodar Bölgesi) yaşayan
Adıgelerin (Kabardeyler, Çerkesler, Adıgeyler, Şapsuglar) toplam nüfusu
kendi atalarının topraklarında yaklaşık 700 bin kadardır.
Halkımızın 3 milyondan fazlası Kuzey-Batı Kafkasya dışında 50 ayrı ülkede
yaşamaktadır. Yapay olarak meydana getirilen ayrılık, Adıgelerin
kültürlerini ve dillerini yitirmesine neden olmaktadır.
Rus-Kafkas Savaşı'nın bitiminden 142 yıl sonra, Rusya defalarca politik
yapısını değiştirdi. Fakat Adıgelere kaşı tutumu, kendi vatanlarında kalan
Adıgelere uygulanan zorla kültür asimilasyonu ve kovulan Adıgelerin
vatanlarına dönmelerini engelleme politikası hiç değişmedi.
1 Temmuz 2006 tarihinde, Rusya Federasyonu Duma'sına Adıge soykırımının
tanınması talebiyle başvuru yapıldı. Fakat Rus yasama organı milletvekilleri
dini ve etnik önyargılarından kurtulamadılar ve Rus yönetimi tarafından
gerçekleştirilen insanlık dışı eylemler karşısındaki ahlaki ve hukuki
sorumluluklarını reddettiler.
9 Aralık 1948’de BM tarafından kabul edilen soykırım suçu ve
cezalandırılması ile ilgili tavsiye kararı ve 26 Ekim 1968 tarihli savaş
suçlarında zaman aşımının kabul edilmezliği ve insanlığa karşı işlenmiş
suçlarla ilgili tavsiye kararlarına uygun olarak, etnik ve dini farklılığa
bakmaksızın bütün halkların eşit olduğu prensibine göre, Adıgelerin
katledilmesi ve sürülmesi ne şahitlik eden inkar edilemez tarihi gerçeklere
dayanarak, Rusya Federasyonu'nun Rusya Devleti'nin yetkili mirasçısı olması
nedeniyle, Avrupa Parlamentosu'ndan, başvurumuzun etraflı ve tarafsız bir
şekilde incelenmesini ve Rusya tarafından 18. yüzyılın sonundan 20. yüzyılın başlarına kadar
Adıge halkına uygulanan soykırımı kabul edilmesini rica ediyoruz.”
Dilekçeye ise şu isimler imza attı: Adıgey Cumhuriyeti Çerkes Kongresi adına Murat Berzeg, Adıgey Cumhuriyeti sivil tolum örgütü Nafna (Khabze) adına Askerbiy Namitok, Adıgey Cumhuriyeti sivil tolum örgütü Adıge Khase adına Aliy Tliap, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Çerkes Kongresi adına Beslan Mahua, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti
Kabardin Kongresi adına Yuri Şanibe, Türkiye Kafkas Forum derneği adına Can
Hurma, Birleşik Kafkasya Ankara Şubesi adına Sönmez Can, İstanbul Şubesi
adına Ahmet Set, Bursa Şubesi adına Mustafa Esinlap, İstanbul Kafkas
Kültürü Derneği adına Fehmi Huako, İsrail Kfar-Kama Çerkes Kongresi adına
Adnan Orkıj, İsrail Nafna Derneği adına Rodin Blenegapts, Ürdün Kafkas
Çerkesleri Dostları Derneği adına Ruhi Şxaltug, Amman Çerkes Forumu adına
Nawrız Pşidatok, Suriya Çerkes Kongresi adına Nart Abzex, Amerika Çerkes
Kültür Kurumu adına Fawaz Der, Dünya Adıge Birliği Amerika Şubesi adına
Zamir Şuh, Belçika Çerkes Kongresi adına Kuban Hatukay, Kanada Çerkes
Kongresi adına Adil Hakuz, Almanya Çerkes Kongresi adına İnam Abreg.