Terimler
Kafkasya: Bu ismin bir bölge adı olarak kullanılması, 19. yy başlarına rastlar. Kafkasya sözcüğü tarihte ilk kez Rus Çarı I. Petro döneminde Petersburg'da kurulan İmparatorluk Bilim Akademisi tarafından kullanılmıştır. 1856 yılından başlayarak Türk kaynaklarında aynı sozcüğün kullanıldığını görmekteyiz.
"Kafkasya" mı, "Kuzey Kafkasya" mı?: Bilimsel açıdan Kafkasya, coğrafyacılar tarafından Kuzey Kafkasya olarak adlandırılan bölgedir. Başka bir deyişle Kafkasya, Karadeniz ile Hazar denizi arasindaki bölgede Kafkas dağlarının kuzeyinde kalan topraklardır. Her ne kadar bu tanıma uymasa da etnik ve kültürel anlamda Kuzey Kafkasyalılarla akraba olan Abhazlar ve Osetler de Kafkas halkları arasında sayılırlar. Bugün Kafkasya olarak tanımlanan saha, Karadeniz ile Hazar Denizi arasinda kalan, yaklaşık 6 milyon Kafkasyalının yaşadığı 300.000 km²'lik bir alandir.
"Guney Kafkasya" neresidir?: Güney Kafkasya deyimi, "Kafkas ötesi" anlamında Rusların "Za-Kavkaz", İngilizlerin "Transcaucasus", Osmalıların ise "Mavera-i Kafkas" isimlerini verdikleri, Kafkasya Dağlarının güneyindeki coğrafya için kullanılmaktadır. Ancak Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan'ı kapsayan bu bölge, günümüzde özellikle basın yayın organlarında yaygın bir yanlış olarak "Kafkasya" biçiminde adlandırılmaktadır.
Kısa bir Kafkas Kronolojisi
Kafkas halklarının Ruslarla ilk temasları 10.yy'a dayanmaktadır. Bu yüzyılın başlarında Hazar denizine kadar inen Ruslar, kalıcı bir başarı sağlayamayarak geri çekilirler. 1547'de Korkunç İvan'ın başa geçmesiyle Kafkasya'ya doğru yayılmaya başlayan Ruslar, Kazan ve Astrahan’daki Tatar hanlıklarını ortadan kaldırarak Kafkasya kapılarına dayanır.
1552 : Kendi aralarındaki siyasi çekişmelerde üstünlük kazanmak isteyen bazı Kabardey prensler Çar İvan'a başvurarak destek isterler.
1557 : Kabardey prensi Temiruko, Ruslara elçi göndererek Dağıstanlıların akınlarına karşı himaye talep eder. Çar, Temiruko'ya destek olarak birlik gönderir. Buna karşılık oğlu Soltan'ı Moskova'ya rehin veren prens, kızı Guaşaney'i de Çar Korkunç İvan'la evlendirir. Ruslarla varılan anlaşma çerçevesinde Terek ırmağı kenarında bir de Rus kalesi inşa edilir.
1762 : Çarice Katerina'nin Rus tahtına geçmesiyle Rusya'nın Kafkasya'ya yönelik siyasetinde önemli bir değişme yaşanır. Ruslarca yerleşime açılan Orta Kafkasya'daki Mezdeug bölgesi, 1763 yılında bir kilisenin de inşa edilmesi sonrasında yoğun bir yerleşim bölgesi haline gelir.
1765 : Mezdeug'daki Rus kalesinin faaliyetlerinden rahatsız olan Kabardey prensler, Rusya'ya savaş açarlar. Bu savaşlar, aralıklarla 1779 yılına kadar devam edecektir.
1774 : Küçük Kaynarca anlaşması hükümlerine göre Kuban Irmağı Rusya ile Osmanlı Devleti arasında sınır kabul edildi.
1780: Osmanlı Devleti, Rusya'ya karşı bölgede stratejik bir müttefik kazanma gayesiyle Batı Kafkasya'daki Çerkesler arasında İslam'ı yaymak için Ferah Ali Pasa'yı Soğucak'a vali olarak gönderir. İki yıl zarfında Soğucak'ta bir kale inşa eden Ferah Ali Pasa, özellikle bölgede İslâm'ın yayılmasi yolunda önemli adımlar atar.
1783 : Gürcü Kralı İrakli ile anlaşan Ruslar, Tiflis'de asker bulundurmaya başladılar. Ertesi yıl ise Osetya bölgesinde Vladikavkaz kalesini inşa ederek Kafkasya'da kalıcı bir istila hareketinin temellerini attılar.
1785 : Ruslara karşı “gazavat" fikriyle ortaya çıkan Çeçen lider Şeyh Mansur, daha sonraları Kafkasya halkları arasında "müridizm" olarak isimlendirilecek bir halk hareketini başlatır. 1791 yılına dek süren bu ilk "gazavat", Şeyh Mansur'un Anapa kalesinde Ruslar'in eline geçmesiyle son bulur.
1801 : Kafkasya'da istediği sonuçları elde edemeyen Rusya, bölgeyi güneyden kuşatmak için Gürcistan üzerinden faaliyetlerine hız verir ve Rus tahtına I. Aleksandır'ın geçmesiyle birlikte Gürcistan Rusya'ya ilhak edilir.
1804 : Kabardey bölgesinde alevlenen bir isyan hareketi, kısa sürede yayılarak bir bağımsızlık mücadelesine dönüşür. Çecen-İnguşlar, Kuban Adigeleri, Karaçay-Malkarlılar ve Osetlerin de katıldığı bu savaş, Rusların galibiyetiyle sonuçlanır. Çok sayıda Kabardey köyü Ruslarca imha edilir.
1812 : Osmanlı-Rus savaşlarının ardından imzalanan Belgrad anlaşmasına göre Kuban nehri Osmanlı-Rus sınırı olarak kabul edilir.
1822 : Rus yerleşim hattının Terek ırmağının sol kıyısına aktarılması üzerine Kabardeyler yeni bir silahli direniş başlatırlar. Rus general Yermolov, kıtlık va savaşlarla zayıflamış Kabardey bölgesini yakıp yıkarak isyanı bastırır. Kabardeylerin nüfusunun bir bölümü Kuban nehrinin öte yakasında yaşamakta olan Çerkes boylarının yanına göç eder. Doğudan batıya Kabardey bölgesini yeni kalelerle kuşatan Ruslar, Kabardey'in diğer Kafkas bölgeleriyle irtibatını keserler.
Dağıstan'ın büyük bir bölümünü Rusya'ya bağlamayı başaran Yermolov'un sert politikaları, Kafkasyalılar arasında tepkiyle karşılanır. Çeçenlerle ve bazı Dağıstan topluluklarını aynı ideal etrafında birleştirmeyi başaran İmam Mansur önderliğinde başlayan bağımsızlık mücadelesinin esas ayağı olan "müridizm" hareketi, işte bu ortamda canlanacaktır. Bu ikinci akımın temel felsefesi olan bütün müslümanları zengin-fakir ya da bey-köle şeklinde sınıflandırmaksızın eşit kabul eden İslâmi anlayış, özellikle Dağıstan'da han ve beyler tarafından ezilen halk tabakaları icin dini bir uyaniş ve Ruslara karşı verilecek özgürlük hareketinin esasini oluşturacaktır. Sözkonusu hareketin liderliğini, 1793'te Dağıstan'ın Gimri köyünde doğan Gazi Muhammed yapmıştır.
1828 : Anapa’daki Osmanlı valisinden destek sözü alan Karaçaylar, Rus hakimiyetine karşı ayaklanırlar. Düzenli Rus orduları karşısında direnemeyen Karaçaylıların yenilgisi üzerine Orta Kafkasların stratejik bölgesi olan Karaçay, Rus egemenliği altına girer.
1829 : Gazi Muhammed, bütün Dağıstanlıları Ruslara karşı kutsal savaşa davet eder. İlk adım olarak kendine muhalif Rus yandaşı Kafkas idarecilerine karşı bir hareket başlatır ve kısa sürede bunları sindirmeyi başarır. Gazi Muhammed'in Rus birliklerine karşı kazandığı zaferler, halk arasında söhret kazanmasını sağlar.
1832 : Çecenistan'da yeniden harekete geçen Gazi Muhammed, eylemlerini Vladikafkas bölgesinde ve İnguşlar arasında yoğunlaştırır. İnguşlar arasında İslam'ın yaygınlık kazanması, bölgede Rus karşıtı isyanların başlamasını da beraberinde getirir. Gazi Muhammed, yardımcısı Şamil ile birlikte Gimri'de Ruslar tarafından kuşatılır. Burada gerçekleşen şiddetli savaşta Gazi Muhammed ölürken Şamil yaralı olarak kaçıp kurtulmayı başarır.
1834-35 : Hamzat Bek, müridizm hareketinin yeni lideri olarak Hunzah haric tüm Avar topraklarında otoritesini kabul ettirir. Bir süre sonra bu bölgeyi de ele geçiren Hamzat Bek, daha önceden öldürtmüş olduğu Hunzah beyinin akrabalarının suikastına kurban gider. Yeni lider olarak seçilen İmam Şamil önderliğin Çeçenistan’da yeni bir toplu başkaldırı vuku bulacaktır.
1856 : Paris Barıs Konferansında 1829 Edirne Anlaşması yeniden ele alınır. Burada İngiliz ve Osmanlı diplomatları Çerkezistan isimli bir devletin kurulmasını Ruslara kabul ettiremezler. İmzalanan anlaşma sonucunda Rusya'nın Balkanlar üzerinden Akdeniz'e inmesi bir ölçüde engellenmiş, İngiltere ve Fransa Orta Doğu'da nüfuz elde etmis, bunlara karşılık Kafkasya ve Çerkes toprakları Rusların yeni işgal operasyonlarına karşı savunmasız bırakılmış olur.
1859 : Abaza kabilelerinden Kızılbekler, Başilbeyler ve Tamlar ile Besleney Cerkeslerin bir bölümü Ruslara teslim olmak zorunda kalırlar. Yine bu yıl zarfında sırasıyla Bjeduğlar, Temirgueyler ve Kuban ötesi Kabardeyleri de mücadelelerine son vermek durumunda bırakılırlar. İmam Samil'in Dağıstan'da Ruslar’a teslim olmasının diğer Kafkas kabileleri için de olumsuz bir atmosfer oluşturduğu gözlenir.
1862 : Ruslara karşı mücadeleye devam kararında olan bazı Adige, Ubıh ve Abaza boyları, İstanbul'a heyet göndererek malzeme ve asker talep ederler. Bu arada Ruslar, Laba ve Bela bölgeleri arasındaki toprakları işgal ederler.
21 Mayıs 1864 : Karadeniz kıyısındaki Tuapse yakınlarındaki Kbaade bölgesi, direnişçi son Abaza-Adige ve Ubih güçlerinin Ruslara karşı verdiği büyük bir savaşa sahne olur. Ruslar, bu savaşta aldıkları galibiyetle Batı Kafkasya'daki otoritelerini pekiştirmiş olurlar.
1917 : Rusya'da Bolşeviklerin Çarlık rejimini devirmesi sonrasında ortaya çıkan yeni durumda bağımsızlık arayışlarına girerek Kafkasyalılar, değişik bölgelerden gelen delegelerin de katılımlarıyla ilki Terekkale (Vladikavkaz) ikincisi Dağıstan bölgesindeki Andi şehrinde olmak üzere iki önemli kongre düzenlediler. Bu toplantılarda din, kültür, tarih ve yasam felsefesi olarak Birleşik bir Kafkas devletinin kurulması kabul edildi. Her bir kurucu unsurun garanti altına alınmış tam bir özerkliğe sahip olacağı Birlesik Kafkasya Cumhuriyeti'nin temel ilkeleri saptandı.
11 Mayıs 1918 - Birleşik Kafkasya Cumhuriyeti'nin Kurulması: Bolşeviklerin Rusya'da iktidari tam anlamıyla ele geçirmeleri üzerine bağımsızlığını ilan etmeye hazırlanan Birleşik Kafkasya Cumhuriyeti temsilcileri Osmanlı devlet adamlarıyla görüşerek destek ve tanınma sözü aldılar. Bunun sonrasında 11 Mayıs'ta bağımsız Birleşik Kafkasya Devleti'nin kurulduğu resmi kanallardan dünya devletlerine duyuruldu. Osmanlı devleti bu yeni devleti tanıdığını resmen ilan ederek ve her türlü destekte bulunmaya hazır olduğunu bildirdi.
Rusların tepkisi : Bolşevik Rus yönetiminin buna cevabı sert oldu. Onlar için Kafkasya'nın kaybı, Lenin'in deyimiyle "hayat kaynağına giden yolların elden çıkması" anlamına gelmekte olup kabul edilemez bir durumdu. Rusya açısından hayat kaynağı somut anlamda Baku petrolleri idi. Kısa süre içerisinde, genç Birleşik Kafkasya Cumhuriyeti'ni ortadan kaldırmak için Kızıl Ordu kuvvetleri harekete geçti. İngilizlerce donatılan karşı devrimci Beyaz Rus ve Ermeni orduları da güneyden Kafkasya'ya saldırdı.
İstanbul yönetiminin tutumu : Kafkasya'nın yeniden Rus istilasına uğraması üzerine Türk hükümeti Kafkasya'ya "Kafkas İslam Ordusu" adıyla oluşturulan birlikler sevketti. Beyaz Rus ve Ermeni güçleri güneye çekildiler. İlerleyen Kafkas İslam ordusu kuvvetlerinin 7 Kasımda Şamilkale sehrini ele geçirmesi sonrasında bölgedeki bütün Beyaz Rus askerler Kafkasya'yı terk ettiler. Böylelikle Kafkasya'nın doğu kesimlerinde milli hükümetin otoritesini pekiştirmesi ve kendini yapılandırması için gerekli ortam sağlandı.
Türk askerinin Kafkasya'dan çekilmesi: I. Dünya Savaşından yenik ayrılan Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi gereğince 1914 öncesi sınırlarına çekilmek durumunda kalır. Osmanlı birliklerinin 28 Aralık'da Kafkasya'yı terketmesiyle Kafkasyali bağımsızlık yanlıları bir kez daha kaderleriyle başbaşa kalacaklardır.
Kafkasya'nın Ruslarca yeniden Şekillendirilmesi: Bir yandan karşı devrimci Beyaz Rus ordularıyla mücadele ederken öte yandan Kızıl Rus kuvvetleriyle çarpışan Birleşik Kafkas hükümetinin güçleri oldukça yıpranır. Rusya'da iktidarını sağlamlaştıran Bolşeviklerin artan baskıları sonrasında Birleşik Kafkasya Cumhuriyeti dağılır. 1921 yılı Ocak ayında Rus yöneticiler, Kafkasya'da ''Dağlı Sovyet Özerk Cumhuriyeti'' ve ''Dağıstan Sovyet Özerk Cumhuriyeti'' isimleriyle iki yeni özerk cumhuriyet oluşturdular. İlk cumhuriyet Kabardey-Adige, Karaçay-Malkar, Çeçen-İnguş ve Oset bölgelerini içine alırken ikinci cumhuriyet bugünkü Dağıstan Cumhuriyeti sınırlarından oluşmaktaydı.
Bugünkü Kafkasya
ABHAZYA (APSNI) CUMHURİYETİ
Yüzölçüm: 8.600 km²
Başkent: Aqua (Sohum)
Nüfus: 538.000 (1989 Nüfus sayımına göre 95.000 Abhaz, 240.000 Migrel-Svan-Gürcü, 90.000 Ermeni, 85.000 Rus vd)
Din: Abhazların büyük kısmı Ortodoks-Hıristiyan, bir bölümü ise Sünni-Müslümandır.
SSCB'nin dağılması sonrasında kurulan Gürcistan tarafından ozerkliği dahi ortadan kaldırılmaya çalışılan Abhazya, 1992 yılında Gürcülerce işgal edilmiştir. Komşu Kafkas cumhuriyetlerinden ve diasporadan gelen gonüllü soydaşlarının da yardımıyla Gürcü işgalcilerini ülke sınırlarının dışına atmayı başaran Abhazlar, 1993 yılında bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Abhazya, uluslararasi hukukta tanınmasa da fiilen bağımsız bir Kafkas cumhuriyetidir.
KARAÇAY-ÇERKES CUMHURİYETİ
Yüzölçüm: 14.100 km²
Başkent: Çerkessk
Nüfus: 422.000 (1989 Nüfus sayımına göre % 40 Rus: 175.000, %35 Karaçay: 156.000, % 10 Kabardey ve Besleney: 50.000, % 7 Abaza: 35.000, % 3 Nogay: 20.000)
Din: Abazalar, Çerkesler ve Karaçaylar Sünni-Müslümandir.
Türk asıllı Karaçaylar, daha cok Elbruz'un kuzey eteklerinde yoğunlaşırlar. Abazalar ve Çerkesler ise çoğunlukla kuzeydeki topraklarda yaşamaktadırlar. Cumhuriyette yaşayan yaklaşık 15 farklı etnik gruptan dördü yerli vatandaş statüsüne sahiptir. Abazalar ve Çerkesler siyasi olarak ortak hareket ilkesini benimdemişlerdir. Turizme elverişli zengin doğa kaynaklarından yeterince yararlanılamamaktadır.
KABARDEY-BALKAR CUMHURİYETİ
Yüzölçüm: 12.470 km²
Başkent: Nalçik
Nüfus: 768.000 (1989 Nüfus sayimina gore % 45 Kabardey: 394.000, % 11 Balkar: 88.000)
Din: Kabardeyler ve Balkarlar Sünni-Müslümandir.
ADIGEY CUMHURİYETİ
Yüzölçüm: 7.600 km²
Başkent: Maykop
Nüfus: 436.000 (1989 Nüfus sayimina gore %23 Adige: 124.000, % 70 Rus: 294.000)
Din: Adigelerin tamamı Sünni-Müslümandır.
ÇEÇENİSTAN CUMHURİYETİ
Yüzölçüm: 12.900 km²
Başkent: Coharkale (Grozni)
Nüfus: 1.000.000 (1992 yılındaki nüfus)
Din: Sünni-Müslüman.
İNGUŞ CUMHURİYETİ
Yüzölçüm: 6.000 km²
Başkent: Nazran
Nüfus: 237.000 (1989 Nüfus sayımına göre)
Din: Sünni-Müslüman.
İnguşlar, 31 Mart 1992'de Çeçenlerden ayrılarak Rusya Federasyonuna bağlı kendi özerk cumhuriyetlerini kurmuşlardır.
KUZEY OSETYA (ALANYA) CUMHURİYETİ
Yüzölçüm: 8.000 km²
Başkent: Vladikavkaz
Nüfus: 768.000 (1989 Nüfus sayımına göre % 48 Oset: 600.000, % 39 Rus, % 13 İnguş, Kumuk, Gürcü)
Din: Coğunluk Hıristiyan olmakla birlikte özellikle kuzey bölgelerdeki Osetlerin bir bölümü Müslümandır.
GÜNEY OSETYA CUMHURİYETİ
Yüzölçüm: 3.900 km²
Başkent: Tshinvali
Nüfus: 105.000 (1989 Nüfus sayımına göre % 65 Oset: 66.000, % 29 Rus, % 13 İnguş, Kumuk, Gürcü)
Din: Ortodoks-Hıristiyan.
DAĞISTAN CUMHURİYETİ
Yüzölçüm: 50.3000 km²
Başkent: Mahaçkala
Nüfus: 604.000 Avar, 466.000 Lezgi, 366.000 Dargi, 282.000 Kumuk, 118.000 Lak, 98.000 Tabasaran, 20.000 Rutul, 20.000 Tsahur, 19.000 Agul
Din: Sünni-Müslüman.
Doğu Kafkasya'da Hazar Denizi kıyısında uzanan Dağıstan Cumhuriyeti, birçok etnik unsurdan oluşur. Öyle ki, Sovyetler döneminde pasaportlarda otuzdan fazla farklı milliyet ismi yer almaktaydı. Tarihi kaynaklarda "Diller Dağı" ya da "Diller ülkesi" gibi adlandırmalarla anlatılan Dağıstan'ın en göze çarpan özelliği son derece renkli bir etno-linguistik mozayik görünümünde olmasıdır. Halklar arasındaki birçoğu yakın geçmişte Sovyet-Rus iskan politikalarından kaynaklanan anlaşmazlıklar, cumhuriyette mikro-milliyetçilik rüzgarlarını güçlendirmiştir.
KAFKAS HALKLARININ NÜFUSLARI (Tahmini)
Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardından Rusya Federasyonu sınırları içinde kalan Kafkas halklarına dair en son nüfus verisi 1989 yılına aittir. Bu verilerle orantılı bir hesaplama yapıldığında 1999 yılı tahmini nüfusları:
Abaza: 38.736, Abhaz: 116.526, Adige: 143.557, Agul: 32.914, Avar: 755.857, Çeçen: 1.215.136, Çerkes: 59.005, Dargi: 465.660, Inguş: 303.148, Kabardey: 484.237, Karaçay: 185.963, Kumuk: 348.490, Lak: 139.932, Lezgi: 569.536, Malkar: 118.438, Oset: 659.376, Rutul: 28.424, Tabasaran: 128.770, Tsahur: 29.842
KAYNAK: Ronald Wixman, Language Aspects of Ethnic Patterns / Processes in the North Caucasus, University of Chicago, Illinois 1990.
derleyen: HABAT ŞOGAN © 2004
|