Abhazca, Kuzey-Batı Kafkas dilleri arasında yer almaktadır. Prof. Turchaninov'a göre bu dil, eski S.S.C.B topraklarında yaşayan halkların dilleri arasında en eski yazılı dildir. Kuban ve Kolkhide kazılarında çıkan tabletlerin Abhazca olduğuna dikkat çeken Turchaninov, Abhazca'nın en az 3200 yıllık geçmişe sahip bir yazı dili olduğunu kaydeder. Antik çağdan sonra alfabelerini bir şekilde terkeden Abhazlar, yeni bir alfabeye ancak 19. yy'da kavuşmuşlardır.
Bilimsel anlamda Abhazca üzerine çalışan ilk isim, bir Rus generali olan Baron von Uslar olmuştur. 19. yy'ın ikinci yarısında Kafkasya'ya gelen Uslar, kısa sürede Abhaz dilini öğrenmiş ve 862 yılında Kril alfabesiyle hazırladigi Abhazca gramer taslağını bastırmıştır. Ardından 1865 yılında Hıristiyanlığın yayılmasında kullanılmak üzere yeni bir Abhaz Alfabesi hazırlayan Uslar, bu yolla Abhazca çeşitli dini kitapların ve ders kitaplarının yayınlanmasına katkıda bulunur.
Dırmit Gulya 1892 yılında Konstantin Maçavarayan ile birlikte Anban
adı verilen Abhaz alfabesini hazırlamıştır. İlk Abhazca gazete olan Apsnı 1919'da D. Gulya'nın redaktörlüğünde yayınlanmaya başladı. İskoç kökenli bilimadamı Nikolay Marr, 1926 yılında 75 karakterli bir Analitik Abhaz alfabesi hazırlar. 1928 yılında yazım dilinin Latinleştirilmesi projesi kapsamında N. Yakovlev tarafından oluşturulan Latin temelli Abhaz alfabesi, 10 yıl süre ile kullanılmıştır.
1936-38 yılları arasında S.S.C.B genelinde Kril yazım sistemi standart hale getirilir ve yazı sistemleri yeni olan tüm Kuzey Kafkas halkları için Kril esaslı yeni alfabeler hazırlanır. Etnik ve kültürel açıdan diğer Kafkas halklarıyla akraba olmalarına karşın Abhazlar ve Güney Osetya Osetleri Gürcistan'a bağlı oldukları gerekçesiyle 1938'den başlayarak Gürcü esaslı alfabeler kullanmak durumunda bırakılırlar.
Abhazlar, Stalin'in ölümüne kadar kullandıkları Gürcü temelli Abhaz alfabesinden sonra 1954 tarihinde genişletilmiş Kril esasli yeni bir alfabeye geçerler. Sessiz harfler bakımından son derece zengin bir dil olan Abhazca'nin alfabesi, bir takım ekler ve kombinasyonlarla zenginleştirilmiş 65 harften oluşmaktadır. Bu alfabede, Rus Kril alfabesinde yer almayan 14 yeni karakter harf olarak yer almaktadır.
Abhazca'da iki aksan. Bunlar, yoğunlukla Kuzey Abhazya'da kullanılan Bzıp ve Güney Abhazya'daki Abjıwa aksanlarıdır. Bzıp 67 sessiz içerirken, Abjıwa aksanında 58 sessiz yer almaktadır. Abhaz dili üzerine ilk bilimsel çalışmalar yapan kişi olan P. Uslar, Bzıp aksanını esas almıştır. Bugün modern Abhazca'nın yazım ve edebiyat dili, Abjıwa aksanı üzerine kurulmuştur.
1989 nüfus sayım sonuçlarına göre tüm S.S.C.B topraklarında yaşayan 102.938 Abhaz'ın % 93,3'ü anadilini bilmektedir.
Kafkasya dışında Türkiye başta olmak üzere Ürdün, Suriye ve çeşitli Avrupa ülkelerindeki yaklaşık 300.000 Abhaz'ın önemli bir bolümü ana dilleri Abhazca'yı bilmekteyse de bu dili konuşanların oranı ciddi anlamda azalmaktadır.
Abhaz yazım ve edebiyatının kurucusu kabul edilen Dırmit Gulya (1874-1960) ilk Abhazca romanı kaleme alan kişidir. İlk Abhazca gazetenin çıkarılmasına da önayak olan Gulya, 1924-25 yılları arasında Tiflis Üniversitesinde Abhazca üzerine dersler vermiş; çeşitli çeviriler, tarihi-etnografik makaleler ve oyunlar yazmıştır. Gulya'nın bu çalışmalarını takip eden isimlerden olan Samson Çanba (1886-1937), Abhaz drama türünün oluşmasını sağlamıştır. Gerek Gulya, gerekse Çanba'nın çalışmalarında Abjıwa aksanını kullanması, bu aksanın Abhazca'nın yazım ve edebiyat dili olarak resmiyet kazanmasını sağlamıştır.
Son dönem Abhaz yazarlar arasındaki en önemli isimlerden biri, 2004 yılı başlarında hayata gözlerini kapayan usta edebiyatçı Bagrat Şinkuba'dır. Kalemini hem düz yazı, hem de şiir alanlarında ustalıkla kullanan Şinkuba'nın özellikle "Son Ubıh" adlı romanı uluslararası şöhrete sahiptir. Yaşayan Abhaz edebiyat adamları arasında belki de en ünlüsü, Rusça kaleme aldığı yapıtları dünyanın hemen tüm dilllerine çevrilen Fazıl İskender'dir. Abhazca ürünler ortaya koyan son dönem yazarlar arasında İvan Tarba ve Neli Tarba'yı da sayabiliriz.